Ne yapmalıydı şimdi? "Şöfor efendi, iki buçuğun üstünü unuttunuz!" dese, şöfor belki de, "Ne biliyorsun unuttuğumu?" diye bozabilirdi. Bozmasa bile, dolmuş yolcuları şöyle bir bakarlar, içlerinden, "Amma da para canlısı ha!" gibilerinden geçirebilirlerdi. Başkalarının onun hakkında böyle düşünmelerini istememekle beraber, bu türlü düşündüklerini belirtircesine yan yan bakmalarından nefret eder, cinleri tepesine toplanırdı.
Sağındakine baktı: Koca burunlu, sarkık gerdanlının biriydi. Beyden değil de efendiden. Böyleleri ukala olurlar. Vara yoğa karışırlar. Tartışmaya can atarlar. Nitekim: "Şöfor efendi, iki buçukluğun üstünü unuttunuz..." dese, bu koca burunlu, sarkık gerdanlı adam o biçim, yan yan bakacaktı. "Ne bakıyorsun?" diye terslese, "Göze yasak mı var?" karşılığını alacağını iki kere iki dört eder gibi biliyordu.
Adama yeniden baktı, sanki "Göze yasak mı var?" demiş gibi kızdı. İçinden:
"Var!" dedi.
Sanki:
"Yok canım?" karşılığını almışçasına öfkesi arttı. Gene içinden:
"Canın yoksa nasıl yaşıyorsun?"
"Aman ne bayağı espri. Evladım espri zeki insanın harcı. Sense..."
"Bense?"
"Kaşalotun birisin be!"
...
Orhan Kemal
Sağındakine baktı: Koca burunlu, sarkık gerdanlının biriydi. Beyden değil de efendiden. Böyleleri ukala olurlar. Vara yoğa karışırlar. Tartışmaya can atarlar. Nitekim: "Şöfor efendi, iki buçukluğun üstünü unuttunuz..." dese, bu koca burunlu, sarkık gerdanlı adam o biçim, yan yan bakacaktı. "Ne bakıyorsun?" diye terslese, "Göze yasak mı var?" karşılığını alacağını iki kere iki dört eder gibi biliyordu.
Adama yeniden baktı, sanki "Göze yasak mı var?" demiş gibi kızdı. İçinden:
"Var!" dedi.
Sanki:
"Yok canım?" karşılığını almışçasına öfkesi arttı. Gene içinden:
"Canın yoksa nasıl yaşıyorsun?"
"Aman ne bayağı espri. Evladım espri zeki insanın harcı. Sense..."
"Bense?"
"Kaşalotun birisin be!"
...
Orhan Kemal